7 Mayıs 2009 Perşembe

Yeni bir marka doğuyor... KARTA


Bazen hava puslu olur,sis olur; gözgözü görmez.
Ortam Marka'yı korkutur.
Kimisi sezonu pas geçer,kimisi de dostlar alışverişte görsün misâli ufak ufak ürün yapar.
Herkesin kâbus senaryoları ürettiği bir ortamda Denta Tekstil Marka üretti: Karta
Kurt puslu havayı sever
O bir Kurt!
O, KARTA

1 Mayıs 2009 Cuma

Sümerbank Fabrikası ve Atatürk




ATATÜRK : "Biz bu fabrikayı memlekete fayda olsun diye açıyoruz da
ister misin birileri bir gün ülke yönetimine gelipte;
ülke çıkarları adına bu fabrikaları satıversinler?
Yok canım mümkün değil?
Gözüm dalıyor, Allah hayretsin..."
Bu fotoğrafı gördüğümde Atatürk'ün böyle söylemiş olacağını düşündüm.



Üzgünüm Atam. Kanı ve sütünden şüphe ettiğim, kendilerine ''Türk'' yerine "Türkiyeli" kelimesini yakıştırabilen zihniyet, maalesef senin oluşturduğun tüm değerleri sattı.
Açılışını yaptığın Sümerbank dahil...
Sabih Samur

4 Nisan 2009 Cumartesi

Tekstilcilere birleşme çağrısı


Hürriyet gazetesinin haberine göre her iki sektörün de Uzakdoğu rekabeti karşısında amansız bir savaş verdiğini dile getiren TTSİS Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin, içeride ise kayıtdışı ekonomi, üretim ve istihdam üzerindeki yükler ile yaşanan ekonomik hadiseler nedeniyle sanayicilerin sıkıntılı bir dönemden geçmekte olduğunu vurguladı.
Türk tekstil sektörünün en eski ve köklü teşkilatı olan Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası olarak Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünü, her geçen gün eriyerek zarar gören ve kapısına kilit vurmaya kadar giden işletmelerin ayakta kalması için birlikte mücadele etmeye çağıran Halit Narin, “Gün, birlik günü. İçeride ve dışarıda yaşadığımız sorunlara karşı işletmelerimizin zarar görmesini engellemek için Türk tekstil ve konfeksiyon sektörleri olarak birbirimize kenetlenmeliyiz” dedi.
Üretim, istihdam ve ihracatın sigortası olan Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün gözden çıkarılmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Narin, sektörün birleşerek bu olumsuzluklara karşı birlikte hareket etmesini istedi. Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün devamlılığının esas olduğunu vurgulayan Halit Narin, sektördeki sanayicilere şöyle seslendi:
"Sizden bir ricam var, sakın işyerlerini kapatmayın. Bir kere kapandı mı, bir daha açılmıyor. O sektör, o ülkede bitiyor. Ne yapın edin varlığınızı devam ettirin. Bu halde gidemiyorsanız, küçülün. Gerekirse bir atölyeye dönüşün ama sektörden elinizi çekmeyin. Bir şekilde tekrar gelişme imkanınız olur ama kapatırsanız her şey bitmiş olur."


Sabih Samur Yorumu: Halit Narin bir marka. Son paragraf kendine ve sektöre inancını yitirmiş veya yitirmek üzere olan sanayiciler tarafından ofislerindeki Atatürk fotoğrafı ve Karınca Duasının yanına asılmalıdır. Bugünler zorda olsa geçecek. Yeterki dik durmasını bilelim.

3 Nisan 2009 Cuma

1929'da Ekonomik Kriz Nasıl Atlatıldı?‏


Dünya Ekonomik Krizi sonrasında, tüm dünya açlık çekerken Türkiye’de başta tarımsal ürünlerin artışıYoklar içindeki bir ülkede, yanmış, yıkılmış savaşlardan bitkin düşmüş Anadolu insanından bir ulus yaratılmış, 1929 yılından itibaren kendi ürettiğimiz ürünlerin tüketilmesinin teşviki için yerli malı kullanma haftaları düzenlenmiş “Yerli Malı Yurdun Malı, Her Türk Bunu Kullanmalı” sloganı ile tüm yurtta kutlanmıştır. 1929 yılında yaşanan Dünya Ekonomik Krizi sonrasında, tüm dünya açlık çekerken, Türkiye’de başta tarımsal ürünlerin verimliliğinin artırılmasına başlanmış, 1935 yılından itibaren başta Nazilli Dokuma fabrikası olmak üzere, Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası ve Zonguldak kömür tesislerinin temelleri atılmıştır. Yabancılar tarafından işletilen İstanbul telefon şebekesi de hükümet tarafından satın alınmıştır. Kendi üretebildiğimiz birkaç ürün olan şeker, dokuma ve kömür ile 1929 yılında görülen dünya ekonomik krizi sonrasında Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yeten bir ülke imajını tüm dünyaya duyurmuştur. Mustafa Kemal Atatürk, her açıdan geri kalmış bir ülkeyi sanayisi olan ve ekonomisinin ağırlığını sanayi ürünlerinin oluşturduğu bir ülke haline getirecek önlemleri hızla yürürlüğe koymuştur. Tekstil, demir-çelik ve daha birçok sanayi kolunda kurulan fabrikalar peş peşe faaliyete geçmiştir. Bunun sonucunda 1929-1939 yılları arasında Türkiye'nin sanayi üretimi artış hızı dünya ortalamasının kat kat üstüne çıkmıştır. Bu döneme ait istatistikler Türkiye'nin sanayileşme yolundaki dev hamlesini gözler önüne sermektedir. Üstelik bunlar dış yardım ve borçlanma yoluna gidilmeden, sadece milli kaynaklara dayanılarak gerçekleştirilmiştir. 3 Nisan 1929'da Yerli Malı Toplantısı'nda biraraya gelen gençler yerli malı kullanacaklarına hep bir ağızdan yemin etmişlerdir.

20 Şubat 2009 Cuma

Fikri Yurter - Adam gibi Adam

Sevgili Sabih,

Köprüler yıkılınca her zaman konuşan çok olur, iyi iken sen her zaman haklı
olursun ve hık deyicin çok olur, bir kere kötüye gittin mi en beceriksiz en kötü
patron sen olursun etrafında da bir tane adam kalmaz ve sen bir de üç kağıtçı
pozisyonuna düşersin, senden tonlarca ekmek yiyenler hepsini bir anda unutur
hiç ekmeğini yememiş gibi birde üstüne saldırır, ne yazık ki düzen böyle kurulmuş hata yapma lüksün yok.
Bundan sonrada ne yapacaksan güveneceğin tek kişi bil ki sadece kendinsin
ve sadece yüce Allah doğruları gördüğü için sadece O'na sığın ve kendine güven ve hata yapmadan çalış ve sadece çalış, zaman her şeyin ilacıdır.
İnşallah yüce Allah tüm dertlerinin hallolması için sana tüm kapıları gösterir
ve büyük hasar almadan zorlukların hepsini yenersin. Kendini ve sorumluluğunu
taşıdığın kişileri düşün.

Saygılar

Fikri”

2007 yılının Aralık ayı idi. Telefonum alacaklılardan dolayı susmuyordu. Hiç kimse firma olarak gerçekten iflas ettiğimize inanmıyordu. Baktım olacak gibi değil, beni aynı zamanda yazılarımdan takip eden, bir nevi okuyucum olan alacaklılarıma Yeni Alanya Gazetesi’ndeki köşemden seslenerek, genel ağ (internet) üzerinden beni okumalarını sağladım.
O yazı çok faydalı oldu. İnsanlar en azından benim için, tekrar ayağa kalktığımda onlara olan borçlarımı ödeyeceğime inandılar. Küçükte olsa, parça parça da olsa ödemeler başladı. İnanmayanlarla ise hukuksal boyutta olan diyalogumuz devam ediyor.
O karamsar ve kapkaranlık günlerde yazdığım yazıya cevaben gelen yukarıdaki e-posta bana, içi vitamin karışımı dolu bir şişe serum etkisi yapmıştı.
Canım Türkiye’min bugün gelmiş olduğu noktada; yüzlerce iş yeri kapanırken, çeki yazılan, iflas eden işadamlarının sayısı binlerle ifade edilirken o tarihte bana gelen bu e-postanın, beni tekrar hayat mücadelesine sevk eden, tetikleyen bu e-postanın, benzeri o kapkaranlık günleri 2009'un bu inanılmaz zor günlerini yaşamakta olan işadamlarına faydası olması ümidiyle…

Sabih Samur

12 Şubat 2009 Perşembe

GİSAD'dan Morgan Stanley açıklaması


GİSAD, 'Morgan Stanley, kredileri çağırdı, zor duruma düştü" haberlerine ilişkin açıklama yaptı.
.
11 Şubat 2009 Çarşamba 11:52
.
.
GİSAD'ın Morgan Stanley'le ilgili yaptığı açıklama:.
.
.
"Bugüne kadar gerçekleştirdiği ödemeler sonrasında GİSAD'ın, Morgan Stanley'e vadesi gelmiş ve ödenmemiş hiçbir borcu bulunmamaktadır.Gisad Dış Ticaret A.Ş., tüm grup şirketlerinin işletme sermayesi ihtiyaçlarında kullanmak amacıyla Morgan Stanley'den 100 milyon Euro'luk kredi kullanmıştır. 2 yılı geri ödemesiz 6 yıl vadeli krediyi 30 Mart 2007 ve 10 Mayıs 2007 tarihlerinde iki dilim halinde kullanan GİSAD'ın bugüne kadar gerçekleştirdiği ödemeler sonrasında, teknik olarak Morgan Stanley'e vadesi gelmiş ve ödenmemiş hiçbir borcu bulunmamaktadır.Küresel kriz etkisinin her gün arttığı bir ortamda, bankanın muteber bir müşterisi olan GİSAD'ın, Morgan Stanley'e başvurarak, işbirliği çerçevesinin tekrar değerlendirilmesi arzusunu ilettiği anda Morgan Stanley, kredi sözleşmesinin imzasından bugüne kadar hiç uygulanmamış ve kendisi tarafından da bu konuya hiç itiraz edilmemiş olan ve böylelikle hukuken tarafların örtülü rızasıyla fiilen yürürlükten kalkan, ilgili kredi sözleşmesindeki raporlamaya ilişkin sözleşme hükmünün yerine gelmediği iddiası ile yola çıkarak hukuki dayanağı bulunmayan isteklerini GİSAD alıcılarına 28 Ocak 2009'dan başlayarak ihbar yoluyla iletmiştir.GİSAD, belirli alıcılardan olan alacaklarını Morgan Stanley lehine geçerli bir şekilde temlik etmemesine ve Morgan Stanley tarafından GİSAD aleyhine alınmış bir mahkeme kararı, açılmış bir dava veya yapılmış bir icra takibi bulunmamasına karşın, banka ve avukatları tek taraflı olarak GİSAD alıcılarından, ödemelerini kendilerine yapmalarını talep etmiştir."

4 Şubat 2009 Çarşamba

Bücürük 2009’da fabrika kuracak 13 mağaza açacak



Krizde mağazalar açan Bücürük, cirosunu yüzde 50 artırdı. Bücürük, 2009 yılında bir de fabrika kuracak.


ÇOCUK giyim markası Bücürük, krizde büyümeyi seçerek cirosunu yarı yarıya artırdı. Çizgi film kahramanlarından oluşan lisanslı ürünleriyle dikkat çeken Bücürük, 2009 içinde 13 mağaza daha açmayı planlıyor. Toplam mağaza ve satış noktasını 600’e çıkartacaklarını belirten Bücürük Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Ünal ‘Alışveriş merkezlerindeki mağaza sayısı da 50’ye ulaşacak. Bücürük, 15 ülkeye ihracat da gerçekleştiriyor. 2008’de 25 milyon lira ciro gerçekleştirdik. 2009 için hedef 48 milyon lira’ diye konuştu.


300 KİŞİYİ İŞE ALACAK


ÜNAL, sezmeye başladıkları krizle ilgili aldıkları tedbirlerle ilgili şunları söyledi: ‘2007’de 8 olan mağaza sayısını 2008’de 37’ye çıkarttık. Kriz lafının arkasına sığınıp işçi çıkartanlardan olmadık. Aksine çalışan sayımızı 110’dan 268’e ulaştırdık.’ Ünal 2009 içinde gelişmekte olan bir ilde yaklaşık 300 kişinin istihdam edileceği bir fabrika kurma projeleri olduğunu da belirtti.


Ünal ‘Fabrikanın projesi hemen hemen tamamlandı. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili gelişmeleri de açıklayacağız’ dedi. Kenan Ünal 2009 yılı içinde gelişmekte olan bir ilde yaklaşık 300 kişinin istihdam edileceği bir fabrika kurma projeleri olduğunu da belirtti.


Ünal ‘Fabrikanın projesi hemen hemen tamamlandı. Yakında açıklayacağız’ diye konuştu.