“Sevgili Sabih,
Köprüler yıkılınca her zaman konuşan çok olur, iyi iken sen her zaman haklı
olursun ve hık deyicin çok olur, bir kere kötüye gittin mi en beceriksiz en kötü
patron sen olursun etrafında da bir tane adam kalmaz ve sen bir de üç kağıtçı
pozisyonuna düşersin, senden tonlarca ekmek yiyenler hepsini bir anda unutur
hiç ekmeğini yememiş gibi birde üstüne saldırır, ne yazık ki düzen böyle kurulmuş hata yapma lüksün yok.
Bundan sonrada ne yapacaksan güveneceğin tek kişi bil ki sadece kendinsin
ve sadece yüce Allah doğruları gördüğü için sadece O'na sığın ve kendine güven ve hata yapmadan çalış ve sadece çalış, zaman her şeyin ilacıdır.
İnşallah yüce Allah tüm dertlerinin hallolması için sana tüm kapıları gösterir
ve büyük hasar almadan zorlukların hepsini yenersin. Kendini ve sorumluluğunu
taşıdığın kişileri düşün.
Saygılar
Fikri”
2007 yılının Aralık ayı idi. Telefonum alacaklılardan dolayı susmuyordu. Hiç kimse firma olarak gerçekten iflas ettiğimize inanmıyordu. Baktım olacak gibi değil, beni aynı zamanda yazılarımdan takip eden, bir nevi okuyucum olan alacaklılarıma Yeni Alanya Gazetesi’ndeki köşemden seslenerek, genel ağ (internet) üzerinden beni okumalarını sağladım.
O yazı çok faydalı oldu. İnsanlar en azından benim için, tekrar ayağa kalktığımda onlara olan borçlarımı ödeyeceğime inandılar. Küçükte olsa, parça parça da olsa ödemeler başladı. İnanmayanlarla ise hukuksal boyutta olan diyalogumuz devam ediyor.
O karamsar ve kapkaranlık günlerde yazdığım yazıya cevaben gelen yukarıdaki e-posta bana, içi vitamin karışımı dolu bir şişe serum etkisi yapmıştı.
Canım Türkiye’min bugün gelmiş olduğu noktada; yüzlerce iş yeri kapanırken, çeki yazılan, iflas eden işadamlarının sayısı binlerle ifade edilirken o tarihte bana gelen bu e-postanın, beni tekrar hayat mücadelesine sevk eden, tetikleyen bu e-postanın, benzeri o kapkaranlık günleri 2009'un bu inanılmaz zor günlerini yaşamakta olan işadamlarına faydası olması ümidiyle…
Sabih Samur
20 Şubat 2009 Cuma
Fikri Yurter - Adam gibi Adam
12 Şubat 2009 Perşembe
GİSAD'dan Morgan Stanley açıklaması

GİSAD, 'Morgan Stanley, kredileri çağırdı, zor duruma düştü" haberlerine ilişkin açıklama yaptı.
.
11 Şubat 2009 Çarşamba 11:52
.
.
.
GİSAD'ın Morgan Stanley'le ilgili yaptığı açıklama:.
.
.
"Bugüne kadar gerçekleştirdiği ödemeler sonrasında GİSAD'ın, Morgan Stanley'e vadesi gelmiş ve ödenmemiş hiçbir borcu bulunmamaktadır.Gisad Dış Ticaret A.Ş., tüm grup şirketlerinin işletme sermayesi ihtiyaçlarında kullanmak amacıyla Morgan Stanley'den 100 milyon Euro'luk kredi kullanmıştır. 2 yılı geri ödemesiz 6 yıl vadeli krediyi 30 Mart 2007 ve 10 Mayıs 2007 tarihlerinde iki dilim halinde kullanan GİSAD'ın bugüne kadar gerçekleştirdiği ödemeler sonrasında, teknik olarak Morgan Stanley'e vadesi gelmiş ve ödenmemiş hiçbir borcu bulunmamaktadır.Küresel kriz etkisinin her gün arttığı bir ortamda, bankanın muteber bir müşterisi olan GİSAD'ın, Morgan Stanley'e başvurarak, işbirliği çerçevesinin tekrar değerlendirilmesi arzusunu ilettiği anda Morgan Stanley, kredi sözleşmesinin imzasından bugüne kadar hiç uygulanmamış ve kendisi tarafından da bu konuya hiç itiraz edilmemiş olan ve böylelikle hukuken tarafların örtülü rızasıyla fiilen yürürlükten kalkan, ilgili kredi sözleşmesindeki raporlamaya ilişkin sözleşme hükmünün yerine gelmediği iddiası ile yola çıkarak hukuki dayanağı bulunmayan isteklerini GİSAD alıcılarına 28 Ocak 2009'dan başlayarak ihbar yoluyla iletmiştir.GİSAD, belirli alıcılardan olan alacaklarını Morgan Stanley lehine geçerli bir şekilde temlik etmemesine ve Morgan Stanley tarafından GİSAD aleyhine alınmış bir mahkeme kararı, açılmış bir dava veya yapılmış bir icra takibi bulunmamasına karşın, banka ve avukatları tek taraflı olarak GİSAD alıcılarından, ödemelerini kendilerine yapmalarını talep etmiştir."
.
.
"Bugüne kadar gerçekleştirdiği ödemeler sonrasında GİSAD'ın, Morgan Stanley'e vadesi gelmiş ve ödenmemiş hiçbir borcu bulunmamaktadır.Gisad Dış Ticaret A.Ş., tüm grup şirketlerinin işletme sermayesi ihtiyaçlarında kullanmak amacıyla Morgan Stanley'den 100 milyon Euro'luk kredi kullanmıştır. 2 yılı geri ödemesiz 6 yıl vadeli krediyi 30 Mart 2007 ve 10 Mayıs 2007 tarihlerinde iki dilim halinde kullanan GİSAD'ın bugüne kadar gerçekleştirdiği ödemeler sonrasında, teknik olarak Morgan Stanley'e vadesi gelmiş ve ödenmemiş hiçbir borcu bulunmamaktadır.Küresel kriz etkisinin her gün arttığı bir ortamda, bankanın muteber bir müşterisi olan GİSAD'ın, Morgan Stanley'e başvurarak, işbirliği çerçevesinin tekrar değerlendirilmesi arzusunu ilettiği anda Morgan Stanley, kredi sözleşmesinin imzasından bugüne kadar hiç uygulanmamış ve kendisi tarafından da bu konuya hiç itiraz edilmemiş olan ve böylelikle hukuken tarafların örtülü rızasıyla fiilen yürürlükten kalkan, ilgili kredi sözleşmesindeki raporlamaya ilişkin sözleşme hükmünün yerine gelmediği iddiası ile yola çıkarak hukuki dayanağı bulunmayan isteklerini GİSAD alıcılarına 28 Ocak 2009'dan başlayarak ihbar yoluyla iletmiştir.GİSAD, belirli alıcılardan olan alacaklarını Morgan Stanley lehine geçerli bir şekilde temlik etmemesine ve Morgan Stanley tarafından GİSAD aleyhine alınmış bir mahkeme kararı, açılmış bir dava veya yapılmış bir icra takibi bulunmamasına karşın, banka ve avukatları tek taraflı olarak GİSAD alıcılarından, ödemelerini kendilerine yapmalarını talep etmiştir."
4 Şubat 2009 Çarşamba
Bücürük 2009’da fabrika kuracak 13 mağaza açacak

Krizde mağazalar açan Bücürük, cirosunu yüzde 50 artırdı. Bücürük, 2009 yılında bir de fabrika kuracak.
ÇOCUK giyim markası Bücürük, krizde büyümeyi seçerek cirosunu yarı yarıya artırdı. Çizgi film kahramanlarından oluşan lisanslı ürünleriyle dikkat çeken Bücürük, 2009 içinde 13 mağaza daha açmayı planlıyor. Toplam mağaza ve satış noktasını 600’e çıkartacaklarını belirten Bücürük Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Ünal ‘Alışveriş merkezlerindeki mağaza sayısı da 50’ye ulaşacak. Bücürük, 15 ülkeye ihracat da gerçekleştiriyor. 2008’de 25 milyon lira ciro gerçekleştirdik. 2009 için hedef 48 milyon lira’ diye konuştu.
300 KİŞİYİ İŞE ALACAK
ÜNAL, sezmeye başladıkları krizle ilgili aldıkları tedbirlerle ilgili şunları söyledi: ‘2007’de 8 olan mağaza sayısını 2008’de 37’ye çıkarttık. Kriz lafının arkasına sığınıp işçi çıkartanlardan olmadık. Aksine çalışan sayımızı 110’dan 268’e ulaştırdık.’ Ünal 2009 içinde gelişmekte olan bir ilde yaklaşık 300 kişinin istihdam edileceği bir fabrika kurma projeleri olduğunu da belirtti.

Ünal ‘Fabrikanın projesi hemen hemen tamamlandı. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili gelişmeleri de açıklayacağız’ dedi. Kenan Ünal 2009 yılı içinde gelişmekte olan bir ilde yaklaşık 300 kişinin istihdam edileceği bir fabrika kurma projeleri olduğunu da belirtti.
Ünal ‘Fabrikanın projesi hemen hemen tamamlandı. Yakında açıklayacağız’ diye konuştu.
18 Aralık 2008 Perşembe
TÜRKİYE'DE ÜRETENLERE SAYGILARIMLA...

15 yıldır 33 ülkenin çocuklarını giydiren Wenice Kids iç pazara önemli bir yenilikle giriyor. İlk kez hava durumuna göre bir dakika içinde ürünleri değiştiren otomatik raf sistemini uygulamaya hazırlanan şirket, 2010`da da dünyada ilk 10 firma arasına girmeyi hedefliyor
Çocuk giyim sektöründe 2008 yılında iç piyasa liderliğine göz diken Wenice, 2010 yılında da sektöründe dünyanın ilk 10 firması arasında yer almayı hedefliyor. İnovasyon ve Ar-Ge çalışmalarına öncelik verdiklerini söyleyen Venice Kids CEO`su Oktay Özdemir, üzerinde çalıştıkları projeler hakkında da bilgi verdi. Akıllı mağazalar üzerinde çalıştıklarını kaydeden Özdemir`Hava değişimine göre mağazanın rafları bir dakikada o havaya uyumlu ürün konseptine bürünecek` dedi.
İHTİSAS MAĞAZASI
ENGELLİ çocuklara özel giysileri de yakında piyasaya süreceklerini kaydeden Özdemir, `Engelli çocuklar için içinde fizyoterapistin de olduğu ihtisas mağazaları olacak. Ayrıca ısıyı ayarlayan mont da geliştirdiğimiz projeler arasında. Satın alma psikolojisi oluşturuyoruz. Bir kırmızı etiketli ürün aldığınızda Kızılay`a, yeşil etiketli aldığınızda aldığınızda çevreye, mavide kimsesiz çocuklara, beyaz aldığınızda engelli çocuklara destek oluyorsunuz. Bir Mevlana koleksiyonu yapıyoruz. Dünyaya barış gerekli konseptiyle Mevlana günü dolayısıyla yapılacak şenliklerde yer alacağız. 30 Ağustos için projelerimiz var` diye konuştu.
202 ŞUBESİ VAR
WENICE Yönetim Kurulu Başkanı İdris Akdoğan ise 2007`yi 10 milyon dolar ciro ile kapatacaklarını, 2008 yılında da pazar lideri olacaklarını söyledi. Venice Yönetim Kurulu Üyesi Nazif Zafer, iç piyasanın işlerinin yüzde 5`ini oluşturduğunu ağırlıklı olarak dışarıya çalıştıklarını hatırlatarak ilk 5 ayda 10 milyon Euro ihracat yaptıklarını yıl sonunda 30 milyon Euro ciro hedeflediklerini söyledi. Zafer, 2008 yılında ise bu rakamı 100 milyon Euro`ya çıkaracaklarını kaydetti. Şirket halen 33 ülkede 202 mağaza ve 370 satış noktasında kendi markalarıyla faaliyet gösteriyor.
Sitemizi takip edenler çok iyi bilirler ki Sabih Samur olarak fiyat tutmuyor bahanesi ile yurt dışında üretim yaptıranlara ve hatta yatırım yapanlara nefesim yettiği kadar karşı çıktım ve çıkmaya da devam ediyorum.
Bu karşı çıkışın doğru olduğunu yaşayarak gördük.İsim zikretmek istemiyorum fakat çok kuvvetli mağazalar zincirine sahip olan firmalarımız, Çin ve diğer Uzak Doğu ülkelerinde yaptırdıkları üretimle çok ciddi kazançlar elde ettiler.Yalnız hesap edemedikleri ve planlamadıkları ise işten çıkarttıkları personel, aynı zamanda potansiyel müşteri ve kendi ürününün ayaklı pazarlamacısıydı.
Dünya Krizini bir kenara koyarsak, biz tekstil sektörü olarak(iç pazar için konuşuyorum) kendi hatalarımızın kurbanı olduk.
Neler yaptık?
1-Şanımız yürüsün havamız olsun diye,her AVM'de yer aldık.
2-Boyumuzdan ve bütçemizden büyük reklam kampayaları yaptık.
3-"OUTLET" denen ucube kelimenin kendi ekmeğimize taş koyduğunu regola malımızı, BUTİK kalitesindeki imajımızı PAZAR mantığına ve havasına büründürdüğünü göremedik.
Türkçesi ayağa düştük.
Bu esnada Türkiye'ye ve Türk insanına, Türk gücüne inanan gerçek müteşebbisler ise uzun vadede kazandı ve kazanmaya devam edecek.
Bu bilgiler ışığında Türkiye'ye hizmet eden VENICE KIDS yönetimini ayakta alkışlıyor saygı ve şükranlarımı sunuyorum.
Her şey bu vatan için!
Sabih Samur
16 Aralık 2008 Salı
RIZIK

Şükrü Boz
Yeni Alanya Gazetesi
Köşe Yazarı
Rızık: Allahü Teâlâ tarafından, bütün canlılara beslenmeleri, barınmaları ve yaşayabilmeleri için, verilen şeylerdir. Buna göre yenilecek, içilecek, giyilecek, ev, ev eşyası ve yaşamak için gerekli olan bütün şartlar ve sebepler rızıktır.
Rızkı Allahü Teâlâ’nın verdiğini bildiren Âyet-i Kerimelerden bazıları şunlardır;
“Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı, ancak Allah’a aittir.” Hud. 6
“Şüphesiz Allah, rızık veren ve güç kuvvet sahibi olandır.” Zâriyât: 58.
“Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini anın, Allah’tan başka bir yaratıcı mı var? O size gökten ve yerden rızık verir. O’ndan başka İlâh yoktur. O halde (haktan) nasıl çevrilirsiniz.” Fatır: 3.
“Sizi yaratan, sonra rızıklandıran,sonra öldüren ve daha sonra dirilten de odur.” Rum: 40
“(Ey Muhammed) De ki: Sizi gökten (yağmur indirerek) ve yerden (bitkileri çıkarmak suretiyle) rızıklandıran kimdir? De ki: Allah’tır.” Sebe: 24.
Rızkı Allahü Teâlâ’nın verdiği hakkında, sevgili peygamberimizin hadis-i şeriflerinden bazıları da şunlardır;“Sağ olduğunuz müddetçe rızık konusunda (birbirinizle) yarışmayınız. Çünkü insanı anası, üzerinde hiçbir giyecek olmaksızın kırmızı (bir et parçası) olarak doğurur. Sonra Allah ona giyeceğini ve rızkını verir.” Tergib ve Terhib: 4/16.
“Hiçbir kimse (kendisi hakkında) duyduğu ezâ (verici isnad ve iftira) ya Allah kadar sabırlı değildir. Kâfirler ve müşrikler Allah’a oğul isnâ ederler de Allah yine de onları âfâtlardan selâmette kılar ve onları türlü türlü nimetlerle rızıklandırıp yaşatır.” Sahih-i Buhari: 16/7252.
“Kulun (muhakkak) rızkı gelir. Eğer sekaleyn (insanlar ve cinler) bir araya gelip de onun rızkını engellemeye çalışsalar güçleri yetmez.” Cem’ul Fevâid: 5/23.
“Rızık kulu, ecelinin aradığından daha çok arar.” Cem’ul Fevâid: 5/24
Rızkı kendisinin verdiğini bildiren Allaü Teâlâ, rızkı temin için de çalışmayı, emretmiştir. Kur’an’ı Kerim’de şöyle buyuruyor.“Ey insanlar! Cuma günü namaza çağrıldığınız zaman, Allah’ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) arayın. Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.” Cuma: 9-10.Hazreti Allah bu Âyet’i Kerime’de “Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkından) arayın” buyurarak, rızkın temini için çalışmayı emretmiştir.Dinimiz hem tembelliği ve hem de başkalarına el açmayı kesinlikle yasaklamıştır.
-----------------------------------------------------------------------------------------------

SABİH SAMUR YORUMU: Rızık kelimesini hayatı boyunca ağzına dahi almayanlar, 2008 krizini canlı canlı yaşadıklarında, inançsız bir yaşamın(takiyye yapanlar hariç,dini ticari kullananlar da hariç) ne kadar yavan olduğunu anlamışlardır sanırım. Yüce Allah insanları zaman zaman rızklarını azaltarak,sağlıklarını bozarak ve bazen sevdiklerini kaybettirerek silkelemektedir.
Anlayana...
Umarım Sn. Şükrü Boz'un yazısındaki mesajları hep birlikte almışızdır.
Özellikle biz TEKSTİL SEKTÖRÜ mensuplarının rızka çok ihtiyacı olacak.
Kendi gücüne inanan ve inançlı olanlar mutlaka krizden alınlarının akıyla çıkacaktır.
Allah hepimizin ve sektörümüzün yardımcısı olsun.
Etiketler:
Rızık,
Sabih Samur,
Şükrü Boz,
Yeni Alanya Gazetesi
3 Aralık 2008 Çarşamba
Levent Çotuk ve Hayat Mücadelesi
RGS Global ismi ile bir rüzgâr esti 2004–2006 yılları arasında Tekstil Camiasında. Rüzgarın belki de kasırganın sahibi malum kişi Levent Çotuk ve ekibi idi.
Rodi Jeans'teki profesyonel yöneticiliğini başarı ile tamamlayarak Rodi Ailesinden alkışlarla uğurlandı. Mevcut birikimini ve müşteri portföyünü kendi kurduğu şirketinde değerlendirmek istedi ve öyle de yaptı.
Yaptı ama hepimizin yaptığı hatayı yaptı. Müşterinin peş peşe gelen talepleri doğrultusunda çok kısa bir zaman diliminde % 300 büyüme gösterdi. Anadolu Aslanları’na katıldı. Yozgat ilimizde en büyük istihdamı gerçekleştirdi. Dokuma ve Denim pantolon üretim tesisi Yozgat'ın belli bir dönem gurur kaynağı oldu.
İşte hata da bu nokta da başladı.İş potansiyeli ve yatırımları destekleyecek finans planlamasına aynı özeni göstermeyerek belli bir dönem sonra, malum nakit akışı sıkıntısı ve peşinden gelir-gider dengesi sıkıntıları...
Ve beklenen son; 300 kişinin işsizler ordusuna katılması, İTO’dan bir kaydın daha silinmesi.İki yıl süren bir takip. İcralar, dosyalar, alacaklıları tek tek ziyaret etmesi, ev adresinin resmi ve fiili olarak değişmemesi(aynı kalması),telefonunun 24 saat açık olması, herkese cevap vermesi ve insanlardan KAÇMAMASI
...
...İki yılın sonunda silkiniş, kalınan yerden devam kararı.
En iyi savunmanın karşı taarruz olduğunun bilincinde olan Levent Kardeşimize çıkmışolduğu hayat kavgasında başarılar diliyoruz.
En iyi savunmanın karşı taarruz olduğunun bilincinde olan Levent Kardeşimize çıkmışolduğu hayat kavgasında başarılar diliyoruz.
Bu savaşı sembolize etmek amacıyla kamuflajlı fotoğrafını kullanıyoruz.
Onurlu mücadelende yolun ve bahtın açık olsun.
Onurlu mücadelende yolun ve bahtın açık olsun.
Unutma! Düne kadar seninle zaman zaman saygı sınırlarını dahi aşan diyaloglarda bulunanlar (sen dimdik durduğunda iş gücünle, yarattığın istihdamla) emin ol sana yeniden Levent Ağabey diyeceklerdir.
.
.
Levent Çotuk'tan Öğütler
1) En küçük çekirdek olan ailene sığın, tüm zamanını sadece eşin ve çocuklarınla geçir. Yalnız onlardan güç alabilirsiniz.
2) Sağlığına dikkat et! (sigarayı bırak) Vücudunu dinç (fit) tut!
3) Ne iş yapıyorsan en iyisini yapmaya çalış, az da olsa fark etmez, sunduğun ürünün en kalitelisini ver piyasaya.
4) Bulunduğun pozisyonu (borçlarını v.s.) çok net olarak gör, algıla ve tablona hakim ol.
5) ALLAH ile aranı düzelt!
Sabih Samur
Etiketler:
İTO,
Levent Çotuk,
RGS Global,
Sabih Samur
2 Aralık 2008 Salı
2008/2009 Sonbahar Kış Sezonu

Tasarımcılar 2008/2009 Sonbahar Kış sezonunda nelere önem verdiler, neye dikkat ettiler? İşte sezonun kısa bir özeti.
Şehirli kadının doğaya özlemi 2008/2009 Sonbahar Kış koleksiyonu ile bir nebze olsun giderildi. Yöresel motiflere verilen önem ve geçmişin izlerini taşıyan tasarımlar 2008/2009 sonbahar kış sezonuna damgasını koydu demek yanlış olmaz. Bu sezon ağırlığını hissettiren bir diğer unsursa, tasarımcıların çok fazla yer verdiği İskoç kumaşı ve ekoseler oldu. Hemen hemen her koleksiyonda rastladığımız ekoseli ceketler, montlar ve paltolar bu sezonun en çok göze çarpan deseni oldu. Ayrıca kadife, yine unutulmadı ve ünlü tasarımcıların koleksiyonlarında saf yün kumaşlarla birlikte yer aldı. Her şeye rağmen, bozkır iklimin soğuk havasından, denizin neminden etkilenen ılıman bir havaya kadar her koşula uygun göz alıcı tasarımların yer aldığı 2008/2009 Sonbahar Kış sezonu başladı ve gardroplarımızda yerlerini hızlıca alıyor. Tasarımcılarsa bu arada boş durmuyor ve yeni sezon çalışmalarını sürdürüyorlar.
Kaynak : Medya Moda
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)